|
ALTIN ADIMLAR (Yazan: Gül EMEKÇİ)
------------------------------------------------
Son birkaç yıldır popstar furyasıyla başlayan yarışma programları ilgi
çekince televizyonlar ve yapımcılar da bu tür yarışmalar için kolları
sıvadı. Kültürel açıdan topluma birşeyler kazandırırken aynı zamanda
izleyiciye görsel bir şov sunma bakımından ALTIN ADIMLAR çok doğru bir
seçenek. Adımların altın olduğu kesin de; hayatında hiç halk oyunu izlememiş
ve ne olduğundan bihaber izlenimi veren jüri üyelerinin dalga geçer
tavırları bakımından tam bir facia. Üstelik TRT içinde ve dışında bu konuda
otorite olabilecek, popülerliği de olan sanatçı ve oyuncular varken...
Ayrıca, yarışmada aynı gün her
ekip farklı yöre ile sahne almaktadır. Bazı oyunlar teknik olarak kötü
oynansa bile görsel açıdan bir avantaja sahiptir. Teknik olarak ekip çok iyi
olmasına rağmen bu durum halk oylamasına olumsuz yansıyabilmektedir. Bu
nedenle "oyunların mı yoksa oyuncuların mı yarıştığı" konusunda bir kavram
kargaşası oluşmaktadır. Her ekibin aynı oyunu oynaması da programda
sıkıcılık yaratacağından durumun çok iyi kontrol edilmesi gerekmektedir.
Konu hakkında, daha uzun ve başlı başına bir yazı yazmayı düşünürken bu işe yıllarını
vermiş büyüğümüz sevgili Sümer EZGÜ'den üstüne söz söylenemeyecek bir yazı geldi. Kendisinden de izin
alarak yazısını sizlerle paylaşmak istedim. Aynen aktarıyorum:
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Altın Adımlar Yarışması (Yazan: Sümer EZGÜ)
Televizyonculuğun çivisi iyice çıktı artık! Para için de bu olmaz ki!
Yeni başlayan TV programı “Altın Adımlar” Halk Oyunu Yarışması jürisinden
(Müjde Ar, Aşkın Nur Yengi, Yavuz Bingöl, Ahmet Demirbağ) inciler size:
Mardin yöresi için kızlara “Göğüsleri az salladınız” deniyor. Dansöz mü ki
bunlar ne biçim kritik!
Jüri: “Artvin aslen erkek oyunları yöresidir”. Yarışmacı itirazı “Hayır kız
oyunları da vardır”
Jüri, “Halay deniz kenarında değil mi, Tokat'ta halay var mı?” diye oyuncu
gençlere soruyor. Oysa halay deniz kenarında mı ki? Tokat ise zaten deniz
kenarında değil ve bu yörede semah da var, halay da var!
İlk gün Burdur yörüklerinin göçebe yaşamlarındaki erkek keçinin
hareketlerinin olduğu teke zortlatması ile alay ediyorlar. Amerika'daki
bufalo güden kovboyların müziğine hayran bunlar, ama Toroslardaki yörük
müziğini bilmiyorlar! Oysa 20.328 kişi bu oyunlarla rekor denemişti!
Bir jüri üyesi “Valla ben Tokat yöresini ilk kez izledim ve beğendim” diyor!
E ilk kez izlediysen ne işin var orada?
Yine bir tanesi Artvin yöresi değerlendirmesinde “Ağır halay oynadınız”
diyor. Oyuncular “Hayır biz horon oynadık halay yoktu!” diye itiraz ediyor.
Başka biri “Semahta seyirciye sırt dönülmez” diyor. Oysa Tokat semahı dinsel
bir ayindir ve dairesel dönülür!
Silifke oyununa Tekirdağ şiiri okunuyor, Tekirdağ ekibi izledik deniyor.
Çünkü kişi ekibi tanımıyor.
Göbeğe insan kafaları çizilerek oynan Silifke-Mut yöresi köy seyirlik oyunu
Aşuk-Maşuk için, “Kızın gözleri renkli çizilmiş o bölgede var mı?” deniyor.
Öbürü “Niye, Karadeniz’de, diğer yerlerde kara kaşlı kara gözlüler var ya!”
diyor. Yani oyunun Akdeniz olan yöresinden haberi yok!
Ya da “Performansınız iyiydi, severek oynadınız” gibi durumu kurtaran, sanki
pop star değerlendirmesi durumlar izliyoruz.
Bu bilgisiz jüriyi seçen ve onay verenlere çok yazık! Çünkü kültürümüze
yazık!
Hocaların ve yarışmacı oyuncuların çok sıkıntıda ve gergin olduğunu
düşünüyorum.
“Altın Adımlar” kulağa ne güzel geliyor değil mi? Binlerce yıllık zengin
Anadolu geleneğinin oyunlarda tezahürü gibi.. Renk, ritm, saz, ezgi, figür
cümbüşü. Gençler pırıl pırıl hazırlanmış.
Fakat bu zenginliğin seçici kurulu, arkadaşım Korhan Abay tarafından
muhteşem jüri olarak anons ediliyor! Tabii o seçmedi ki bu jüriyi.
Müjde Ar sinema oyuncusudur ve halk oyunlarından anlamaz!
Aşkın Nur Yengi pop müziği yorumcusudur ve halk oyunu kültürü ile uzaktan
ilişkisi yok!
Yavuz Bingöl arkadaşımdır, türkü okur ama kritik yapacak bir halk oyunu
bilgisi yoktur.
Ahmet Demirbağ ise İTÜ Halk Oyunu Öğr. Görevlisi olarak bu profilde nasıl
oturdu şaşkınlık içindeyim. Halk Oyunları Federasyonu olarak bu
organizasyonun arkasında oldukları için sanırım!
Halk oyuncuları da yılın sinema filmlerini mi seçse acaba?
2000 yılında TGRT-TV da Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği “Liselerarası
Halk Oyunları Yarışması” hazırlamıştık. Yönetmen “Yurdun Sesi” – “İlden İle”
gibi TRT’de yaptığı programlarla bu konunun duayeni Erşan Başbuğ’du. TGRT TV
deki bu yarışma bir ilkti ve yüksek izlenmişti. Konuya hakim bir jüri vardı.
Erşan Başbuğ bu yarışmanın daha geliştirilmiş halini çekmek için yeni
kurulan Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Sertaç Demirtaş’la konuştu.
Fakat bu fikir şimdi Erşan Başbuğ’a sorulmadan ve kendisinin bulunmadığı bir
ekiple Halk Oyunları Federasyonu’nun arkasında olduğu “Altın Adımlar” adı
altında TRT’de başladı. İlk programda fikir babası olarak Yılmaz Erdoğan
anons edildi.
Bunca yıllık halk oyunculuğu ve hocalık birikimime rağmen dersime çalışmadan
asla jüri olarak oraya oturamayacağım önemli bir konu bu. Bir yaşam dansla
anlatılıyor. Bölgelerin, kültürlerin, dans hikayelerinin, figürlerin,
kostümlerin, dili var!
Efendim ama çok izleniyor program. Evet ama oyunlar izleniyor. Jüri
komedisine gülüyor camia! Cahilliğiniz milletin dilinde! Bu meşhurlar
ordusunun buzda dans yarışması, ya da pop star yarışması değil! Kültürel bir
dans yarışması. Bu halk kendi oyunlarını izliyor tabii ki!
Canım bu alt tarafı bir TV programı. Bu alt tarafı TV programları bizi
bitirme eşiğine getirmedi mi?
Ama unutulan halk oyunlarımızı hatırlattık. Hayır efendin kimsenin unuttuğu
yok! Evet 20 milyon insan (hoca,oyuncu,müzisyen,aileler) direkt ya da
dolaylı halk oyunlarıyla ilgili!
Bir süre önce de bir özel TV kanalında yapılan halk müziği yarışmasının
jürisinde bir tane müzikçi yoktu. Tiyatrocu ve showmenler halk müziği
değerlendirmişti.
Halk müziği ve halk oyunları anonim olduğu için bu kadar sahipsiz
sanılmasın, onların sahibi halktır!
Halk Oyunları Federasyonu’nu bu marifetinden dolayı kutlarız, Allah
yollarını açık etsin.
Sümer EZGÜ
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sonuç olarak: Bu yarışmaya
katılanlar sokaktan tutulup getirilen insanlar değildir. Hepsi bu işin
uzmanı olup dernek ve federasyonlarıyla güçlü bir kurumsal yapıya sahiptir.
İlerleyen zaman diliminde tepkilerini ortaya koyacaklardır.
Dostlukla... 04.05.2008
Gül EMEKÇİ
www.gulemekci.com
Yorum yazmak için tıklayın>>
DİĞER MAKALELER...>>
|
|